OY’un BÜYÜK, İYİ AMA KİME OY VERELİM?
|
Kıymetli okurlar, bu soruya cevap vermeden önce “Kime Oy Vermeyelim?” sorusuna bir cevap arayalım birlikte… Şimdi size bir anketçi gelse ve aynen bu soruyu yöneltse “Kime oy vermezsiniz?” Cevabınız ne olurdu? Ya da şıkları sıralayarak sorularını yöneltseydi…
“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış (giydirilmiş) kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah (c.c) onların canlarını alsın. Nasıl olup da döndürülüyorlar.” [Münafikun Suresi, 4]
“Yer ve gök ehli bir Müslüman’ın kanında (yani onu öldürmekte) ortak olsalar, Allah (c.c) onların hepsini sürükleyerek Cehennem’e atar.” [Hadis-i Şerif, Tirmizi]
Hadi bakalım, şimdi cevaplarınızı bir değerlendirin… Kıymetli kardeşlerim her oy sorumluluk demektir. Kime oy veriyorsak o oy verdiklerimizin yaptıklarına ortaklık ahdinde olduğumuzu unutmayalım. Peşinde olduğumuz ve kendimize lider seçtiklerimizin bizleri nerelere sürüklediğini, kimleri sevindirip kimleri üzdüğünü iyi gözlemlemek zorundayız. Efendim oylar bölünmesin, aslında şuradakiler söylediklerinde haklılar ve hayırlıda insanlar ama şimdi onlara oy verirsek şu istemediklerimiz iş başına gelir. Bu seçtiklerimiz hiç olmazsa “ehven-i şerdir”. Hem eşlerinin başı kapalı, kendileri de namaz kılıyorlar, hem bize de çok benziyorlar işte!.. ne yapalım diyenlere de rastlıyoruz. Ama aziz dostlar doğru ve hak bir tanedir. Hak bellidir, Batıl bellidir. Bu ikisi arasında olmayı seçmiş, “Ne şiş yansın, Ne kebap” düşüncesindeki insanların peşine takılıp giden Müslümanlar ve İslami heyecanını kaybetmiş kitleler yüzünden İslam coğrafyası şu anda kan ağlamaktadır. Buradan şunu söylemek istiyorum ki; bütün bu kötü gidişata rağmen, yeniden büyük Türkiye gayreti içinde çabalayan sadıklar topluluğu mevcuttur. Artık üstat Necip Fazıl’ın mısralarında dile getirdiği gibi “Tohum saç, bitmezse toprak utansın. Hedefe varmayan mızrak utansın.” ifadeleri gereği, tohum çatlamış, çekirdek kabuğunu yırtmıştır… Yıllardır yolu gözlenen Adil Düzen belediyeciliğinin müjdesi alınmıştır. Adil Düzen gelecektir. Evimizi kendi evimiz, cemiyetimizi kendi cemiyetimiz yapmak için gelecektir. Yıllardır özlem ile beklediğimiz bu sadıklar iş başına gelince, eziliş bitecek, çöken dünya yeniden kurulacak, insanlığı zehirleyen akrepler deliklerine gireceklerdir. Adil Düzen gelecek, zulüm bitecektir İnşaAllah… |